Acemi bir ikiz annesinin, minik prenslerinden sonraki hayatı, tecrübeleri, tavsiyeleri ve muhtemelen çığlıklarına karışan kahkahalarına tanıklık etmeye hoş geldiniz;)
Herşey Çocuklar İçin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Herşey Çocuklar İçin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Haziran 2014 Cuma
1. İkiz Şenliği ' ne Davetlisiniz
2 Haziran 2014 Pazartesi
Dikişsiz Papyon Yapımı
Enes ve Berâ 1 yaş partisinin teması papyon olunca, partinin her detayını papyonlarına oluştururken evin her yerini de papyon sardı. Tema papyon olunca, gelen misafirlerimize de evde elimde kendi yaptığım papyon kolyeler, çocuklarına da papyon taktık. Ve Enesle Berâ'nın teşekkürler hediyesi papyon magnet oldu.
Yapımına gelince;
Büyüklüğünü isteğinize göre ayarlayacağınız kumaşın önce uzun taraflarını birbirini örtecek şekilde iki taraftan ortaya doğru katlayın. Sonra kısa olan kenarlar için de aynı işlemi şekildeki yapın. Tabi önce kumaşın ütüleyin. Ben kumaşlar dolabın üstünde olduğu için fotoğraf çekebilmek adına elimdeki papyon söküp tekrar yaptığım için biraz buruşuk;)
Elde ettiğiniz daha küçük dörtgenin ortasından parmaklarınızın üç kat olmak üzere şekil verin. Tam ortasından önce ince bir iplikleri sıkıca sarın. Üzerine ister kumaşın parçasından, isterseniz de kurdele yardımıyla şekildeki gibi geçin. Ben ortadaki küçük kurdeleyi silikon tabancasıyla yapıştırdım. Aradaki boşluktan da bağlamaya yardımcı olacak kurdeleyi geçirdim. Silikon tabancası şart değil bağlayabilirsiniz de. Kurdrlenin uçlarına çıt çıt da dikebilirsiniz. Magnet için de papyon oluştuktan sonra silikon tabancasıyla mıknatısını yapıştırdım ve poşetledim. Bu kadar;)
Papyonları soran takipçim umarım yardımcı olmuşumdur
Sevgiler
Yapımına gelince;
Büyüklüğünü isteğinize göre ayarlayacağınız kumaşın önce uzun taraflarını birbirini örtecek şekilde iki taraftan ortaya doğru katlayın. Sonra kısa olan kenarlar için de aynı işlemi şekildeki yapın. Tabi önce kumaşın ütüleyin. Ben kumaşlar dolabın üstünde olduğu için fotoğraf çekebilmek adına elimdeki papyon söküp tekrar yaptığım için biraz buruşuk;)
Elde ettiğiniz daha küçük dörtgenin ortasından parmaklarınızın üç kat olmak üzere şekil verin. Tam ortasından önce ince bir iplikleri sıkıca sarın. Üzerine ister kumaşın parçasından, isterseniz de kurdele yardımıyla şekildeki gibi geçin. Ben ortadaki küçük kurdeleyi silikon tabancasıyla yapıştırdım. Aradaki boşluktan da bağlamaya yardımcı olacak kurdeleyi geçirdim. Silikon tabancası şart değil bağlayabilirsiniz de. Kurdrlenin uçlarına çıt çıt da dikebilirsiniz. Magnet için de papyon oluştuktan sonra silikon tabancasıyla mıknatısını yapıştırdım ve poşetledim. Bu kadar;)
Papyonları soran takipçim umarım yardımcı olmuşumdur
Sevgiler
1 Haziran 2014 Pazar
Ev Yapımı Yoğurt
Bugün Enes ve Berâ'ya kahvaltıda yemeleri için tereyağ yaparken (evet şehrin ortasında ev yapımı tereyağdan bahsediyorum) bunu bloğa yazmalıyım dedim. Sonra farkettim ki yoğurt mayalamayı da yazmamışım.
Öyleyse yoğurtla başlayalım;
Enes ve Berâ ek gıdaya geçtiklerinden beri ev yapımı yoğurt yiyorlar. Ne yalan söyleyeyim onlardan önce hiç yoğurt mayalamamıştım. Gözümde büyütüyordum. Nasrettin hoca koca gölü "ya tutarsa?" diye mayalamaya kalkışmış. Ben bir bardak yoğurt "ya tutmazsa?" diye endişeleniyordum. Yoğurt makinesi almayi bile düşündüm. Tabi annem olaya el koydu ve ilk mayalamada gösterdi. Bir yıldan faaliyet nur zamandır hergün yoğurdumuzu kendim mayalıyorum. Enes ve Berâ henüz hiç hazır yoğurt yemediler.
Siz de çocuğunuzu, kendinizi ve ailenizi ev yoğurdundan mahrum etmeyin anneler. Peki nasıl mi yapıcaz, buyrun tarifi;
İlk zamanlar günlük şişe süt alıyordum. Şişe sütü hiç kaynatmadan el sıcaklığı derecesinde ısıtıp yarım litre şişe süt için tam dolu olmayan çay kaşığı yoğurt kullanarak mayalıyordum. Mümkün olduğunca bir porsiyonluk ağzı kapalı kablarda mayalıyor. Böylece yoğurt saatinde dışarıda olacaksa çantama atıp çıkıyorum ve ağzı kapalı olduğundan hava almadığı için sulanmıyor.
Şimdilerde her Çarşamba ve Cumartesi Silivri'den gelen sütçüden her gelişinde 5'de kilo olmsk üzere haftada 10 kg çiğ inek sütü alıp kaynatıyorum. Kaynamaya başladıktan sonra altını kısıp 10 dakika daha ocakta havalandırarak pişiriyorum. Buarada kaymağını tereyağ yapmak için sürekli topluyorum. Sütleri mayalayacağım kablara alıp soğumaya bırakıyorum. Yine el yakmayacak kıvama gelecek. Sıcakken mayalarsanız yoğurdumuzu ekşi olur. Önceden hazır aldığım ve kas eleyip sakladığım 750 gramlık cam yoğurt kaseleri çocukların ve bizim günlük yoğurt ihtiyacını karşılamaya yattığı için artık onlara mayalıyorum. 750 gr süt için 1 çay kaşığı yoğurdu ekleyip sütü hafifçe karıştırıyor ve sarıyorum. Sıcakken mayaladığınız süt gibi mayasını fazla atacağınız yoğurt da ekşi olur. Maya işini abartmayın yani.
Ben yoğurtları genelde akşamdan mayalıyorum. Sabah uyandığımda buzdolabına dinlenmeye alıyorum.
Kaymakları da ağzı kapalı bir kapta buzdolabında bekletiyorum. Çünkü önceki kaymaklarla beraber ertesi gün tereyağ yapıcam
Afiyet olsun
Öyleyse yoğurtla başlayalım;
Enes ve Berâ ek gıdaya geçtiklerinden beri ev yapımı yoğurt yiyorlar. Ne yalan söyleyeyim onlardan önce hiç yoğurt mayalamamıştım. Gözümde büyütüyordum. Nasrettin hoca koca gölü "ya tutarsa?" diye mayalamaya kalkışmış. Ben bir bardak yoğurt "ya tutmazsa?" diye endişeleniyordum. Yoğurt makinesi almayi bile düşündüm. Tabi annem olaya el koydu ve ilk mayalamada gösterdi. Bir yıldan faaliyet nur zamandır hergün yoğurdumuzu kendim mayalıyorum. Enes ve Berâ henüz hiç hazır yoğurt yemediler.
Siz de çocuğunuzu, kendinizi ve ailenizi ev yoğurdundan mahrum etmeyin anneler. Peki nasıl mi yapıcaz, buyrun tarifi;
İlk zamanlar günlük şişe süt alıyordum. Şişe sütü hiç kaynatmadan el sıcaklığı derecesinde ısıtıp yarım litre şişe süt için tam dolu olmayan çay kaşığı yoğurt kullanarak mayalıyordum. Mümkün olduğunca bir porsiyonluk ağzı kapalı kablarda mayalıyor. Böylece yoğurt saatinde dışarıda olacaksa çantama atıp çıkıyorum ve ağzı kapalı olduğundan hava almadığı için sulanmıyor.
Şimdilerde her Çarşamba ve Cumartesi Silivri'den gelen sütçüden her gelişinde 5'de kilo olmsk üzere haftada 10 kg çiğ inek sütü alıp kaynatıyorum. Kaynamaya başladıktan sonra altını kısıp 10 dakika daha ocakta havalandırarak pişiriyorum. Buarada kaymağını tereyağ yapmak için sürekli topluyorum. Sütleri mayalayacağım kablara alıp soğumaya bırakıyorum. Yine el yakmayacak kıvama gelecek. Sıcakken mayalarsanız yoğurdumuzu ekşi olur. Önceden hazır aldığım ve kas eleyip sakladığım 750 gramlık cam yoğurt kaseleri çocukların ve bizim günlük yoğurt ihtiyacını karşılamaya yattığı için artık onlara mayalıyorum. 750 gr süt için 1 çay kaşığı yoğurdu ekleyip sütü hafifçe karıştırıyor ve sarıyorum. Sıcakken mayaladığınız süt gibi mayasını fazla atacağınız yoğurt da ekşi olur. Maya işini abartmayın yani.
Ben yoğurtları genelde akşamdan mayalıyorum. Sabah uyandığımda buzdolabına dinlenmeye alıyorum.
Kaymakları da ağzı kapalı bir kapta buzdolabında bekletiyorum. Çünkü önceki kaymaklarla beraber ertesi gün tereyağ yapıcam
Afiyet olsun
Pınar Gogulan ' la Regresyon Semineri
22 Mayıs günü Sevgili Tuten sayesinde instagramda gördüğüm ve kayıt yaptırdığım Pınar Gogulan'ın Regresyon Tanıtım ve Semineri'ne katıldım. Sevgili Pınar'ın danışanlarının ilginç hikayelerine ve değişimlerine daha önce internette türlü hikayelerle farklı sitelerde rastlamıştım.
(Dilerseniz siz de kendi sitesinden benzer hikayeleri okuyabilirsiniz)
Bilinç altı ve düşünce gücüne inanan biri olarak regresyon zaten ilgilendiğim ve merak ettiğim bir konuydu. Bu seminer fırsatını kaçırmak olmazdı.
Önce isterseniz Regresyon Nedir? Onu açıklığa kavuşturalım. Kelime anlamı olarak kaynağa inmek anlamına geliyor. Anne karnından itibaren bilinç altındaki sorunun, olayın kaynağına inip fark etme ve çözümleme. Hatta reenkarnasyona göre önceki hayatlarımızda yaşadığımız sarsıcı olaylar, geçirilen kazalar ve ölüm anları da bugünkü yaşamlarımızda izler taşımakta. Şimdiki Zaman Regresyonu ve Geçmiş Yaşam Regresyonu olarak iki ayrı döneme bakılan seanslarında bilinç altındaki korku, nefret, kıskançlık, aşırı hırs, depresyon, endişe, güvensizlik, panikatak sıkıntıları, aşk/iş/arkadaşlık vb konularda sürekli aynı sorun ya da başarısızlık, sebepsiz kronik vücut ağrıları gibi pek çok sorunun nedeni açıklığa kavuşuyor ve çoğu bilindiği için kabullenilip çözümleniyormuş.
Bu kadar açıklamadan sonra gelelim seminere. Seminer zaten bi ön araştırmasını yaptığım benzer bir Regresyon tanımlamasıyla başladı ve sonraki ilk konu Pınar Hanım'ın büy ük harflerle yazdığı ENERJİ oldu.
ENERJİ: Canlı, cansız herşey bir enerjiye sahip ve hepimizin bu enerjiler ile bir etkileşimi var.
Enerji ne? Nasıl mı? Yine mi enerji? İçinizde bunları sorgulayanlar olduğuna eminim. Yakın çevremden de benzer sorular geldiği için biliyorum. Hani kem göz diyoruz, nazarladı diyoruz, şunun ahını/bedduasını aldım diyoruz ve inanıyoruz. Ya da pozitif birinin yanında kendimizi iyi hissedip, bizle dertleşmeye gelen sıkıntılı kişi gittikten sonra kötü hissediyoruz, içimi kararttı diyoruz, nazar duası okuduğumuz birinden sonra ağırlık çöküyor ya. İşte bu ve benzeri şeyler enerji sorunuzun cevabı aslında. Bir eve girdiğimiz ya da bulunduğumuz ortamda kendimizi nasıl hissettiğinizle ilgili duygularımız da o evin enerjisiyle ilgili.
Maalesef bütün enerjiler pozitif değil ve hepimiz tüm gün ve tüm hayatımız boyunca her enerjiden etkileniyoruz ve başkalarını etkiliyoruz. Görüştüğümüz, konuştuğumuz, dokunduğumuz, baktığımız herşeyden bir parça bırakıyor bir parça da alıyoruz.
Yetmezmiş gibi benim de yeni öğrendiğim eklenti enerji konusu mevcut ki, farkında olmadan ruhumuzu ve hayatımızı tüm bu yükleri taşımakta zorluyoruz. Sonra da sinirli, stresli, yorgun, bitkin olabiliyoruz.
Oysa ellerimizi yıkamak gibi enerjilerden arınıp temizlenmemizin de bir çözümü varmış. Sevgili Pınar Gogulan seminere katılanlara uygulamalı olarak "Enerji Temizliği" yaptırıp, hergün bir kaç dakikamızı ayırarak bu yükten nasıl arınacağımızı öğretti.
Sadece arınma mı? -Hayır
Enerji Alanımızı korumayı, kötü enerjili biriyle nasıl enerji bağımızın kesileceğini de öğretti saolsun.
Ve günün tek sürprizi bu değildi. Herkesin iki meleğim dışında bir de rehberi olduğundan bahsedip bizi gözlerimiz kapalı yönlendirerek rehberimizle tanıştırdı. Rehberimizden tavsiye alıp bir de soru sorduk. Gördüklerimizi gözlerimizi açınca not ettik. Pınar Hanim yazdıklarımızı gördüğümüz renklere göre yorumladı. Toplu yapılan bu seansta herkes farklı şeyler gördü. Ben şüpheyle yaklaştığım bu konuya gördüklerimden sonra şaşkınlıkla beraber inandım.
Enerji alanını temizleme/koruma ve rehberle tanışma/iletisime geçme seansları için öncelikle odaklanmak gerekliydi. Odaklanabilmek için de ruhu bedene sokmak gerekiyor. Hayat koşuşturması ve herşeye yetişememezlik kaynaklı hepimizin aklı başka yerlerde. Tenis, yoga, dans, koşma gibi aktiviteler ve sık sık nerede olduğunuzu ve ne yaptığınızı kendinize hatırlarmanız ruhu bedene sokmanıza yarayacak şeylerden bir kaçı.
Pınar Hanım aynı zamanda çocuk Regresyonu yapıyor. Cocuk regredyonuna sırf oğluna yardımcı olabilmek için başlamış. Bu konudan ve eklenti enerjinin ikiz oğullarımdan Berâ'daki etkisinden aşka bir yazımda bahsedeceğim. Yüzeysel yazmak ve bu paylaşımı daha fazla uzatmak istemiyorum.
Not defterimde yer bulan altı çizilesi cümlelerim de şunlar;
*Regresyon size rağmen değil, sizinle beraber çalışır
*Ruhsal operasyon bilimsel çalışmadır
*3 türlü karma vardır.
-Düşünerek
-Konuşarak
-Yaparak yaratırız
*Kaynaktan Beslen. Başkasından değil!
*İNANDIĞIN KADAR KORUNURSUN, TESLİMİYET ÇOK ÖNEMLİ!
KARMA
Seni Seviyorum
Özür dilerim
Lütfen Beni Affet
Teşekkür ederim
Bu dört cümleyi hergün herkese ve her olaya karşı defalarca tekrarlayın. Iyi gelecek göreceksiniz
Umarım faydalı bir yazı olmuştur. Eğer ilgilendiyseniz bu semineri kaçırdım diye üzülmeyin. Çünkü Pınar Gogulan'ın her ay düzenli olarak İstanbul'a gelip bu semineri veriyor ve isteyenlere kişisel seanslar düzenliyorlar. Bu gelişmeleri instagram ve twitter hesaplarından @mucizepinari ve @tutenden takip edebilirsiniz
Sevgiler
(Dilerseniz siz de kendi sitesinden benzer hikayeleri okuyabilirsiniz)
Bilinç altı ve düşünce gücüne inanan biri olarak regresyon zaten ilgilendiğim ve merak ettiğim bir konuydu. Bu seminer fırsatını kaçırmak olmazdı.
Önce isterseniz Regresyon Nedir? Onu açıklığa kavuşturalım. Kelime anlamı olarak kaynağa inmek anlamına geliyor. Anne karnından itibaren bilinç altındaki sorunun, olayın kaynağına inip fark etme ve çözümleme. Hatta reenkarnasyona göre önceki hayatlarımızda yaşadığımız sarsıcı olaylar, geçirilen kazalar ve ölüm anları da bugünkü yaşamlarımızda izler taşımakta. Şimdiki Zaman Regresyonu ve Geçmiş Yaşam Regresyonu olarak iki ayrı döneme bakılan seanslarında bilinç altındaki korku, nefret, kıskançlık, aşırı hırs, depresyon, endişe, güvensizlik, panikatak sıkıntıları, aşk/iş/arkadaşlık vb konularda sürekli aynı sorun ya da başarısızlık, sebepsiz kronik vücut ağrıları gibi pek çok sorunun nedeni açıklığa kavuşuyor ve çoğu bilindiği için kabullenilip çözümleniyormuş.
Bu kadar açıklamadan sonra gelelim seminere. Seminer zaten bi ön araştırmasını yaptığım benzer bir Regresyon tanımlamasıyla başladı ve sonraki ilk konu Pınar Hanım'ın büy ük harflerle yazdığı ENERJİ oldu.
ENERJİ: Canlı, cansız herşey bir enerjiye sahip ve hepimizin bu enerjiler ile bir etkileşimi var.
Enerji ne? Nasıl mı? Yine mi enerji? İçinizde bunları sorgulayanlar olduğuna eminim. Yakın çevremden de benzer sorular geldiği için biliyorum. Hani kem göz diyoruz, nazarladı diyoruz, şunun ahını/bedduasını aldım diyoruz ve inanıyoruz. Ya da pozitif birinin yanında kendimizi iyi hissedip, bizle dertleşmeye gelen sıkıntılı kişi gittikten sonra kötü hissediyoruz, içimi kararttı diyoruz, nazar duası okuduğumuz birinden sonra ağırlık çöküyor ya. İşte bu ve benzeri şeyler enerji sorunuzun cevabı aslında. Bir eve girdiğimiz ya da bulunduğumuz ortamda kendimizi nasıl hissettiğinizle ilgili duygularımız da o evin enerjisiyle ilgili.
Maalesef bütün enerjiler pozitif değil ve hepimiz tüm gün ve tüm hayatımız boyunca her enerjiden etkileniyoruz ve başkalarını etkiliyoruz. Görüştüğümüz, konuştuğumuz, dokunduğumuz, baktığımız herşeyden bir parça bırakıyor bir parça da alıyoruz.
Yetmezmiş gibi benim de yeni öğrendiğim eklenti enerji konusu mevcut ki, farkında olmadan ruhumuzu ve hayatımızı tüm bu yükleri taşımakta zorluyoruz. Sonra da sinirli, stresli, yorgun, bitkin olabiliyoruz.
Oysa ellerimizi yıkamak gibi enerjilerden arınıp temizlenmemizin de bir çözümü varmış. Sevgili Pınar Gogulan seminere katılanlara uygulamalı olarak "Enerji Temizliği" yaptırıp, hergün bir kaç dakikamızı ayırarak bu yükten nasıl arınacağımızı öğretti.
Sadece arınma mı? -Hayır
Enerji Alanımızı korumayı, kötü enerjili biriyle nasıl enerji bağımızın kesileceğini de öğretti saolsun.
Ve günün tek sürprizi bu değildi. Herkesin iki meleğim dışında bir de rehberi olduğundan bahsedip bizi gözlerimiz kapalı yönlendirerek rehberimizle tanıştırdı. Rehberimizden tavsiye alıp bir de soru sorduk. Gördüklerimizi gözlerimizi açınca not ettik. Pınar Hanim yazdıklarımızı gördüğümüz renklere göre yorumladı. Toplu yapılan bu seansta herkes farklı şeyler gördü. Ben şüpheyle yaklaştığım bu konuya gördüklerimden sonra şaşkınlıkla beraber inandım.
Enerji alanını temizleme/koruma ve rehberle tanışma/iletisime geçme seansları için öncelikle odaklanmak gerekliydi. Odaklanabilmek için de ruhu bedene sokmak gerekiyor. Hayat koşuşturması ve herşeye yetişememezlik kaynaklı hepimizin aklı başka yerlerde. Tenis, yoga, dans, koşma gibi aktiviteler ve sık sık nerede olduğunuzu ve ne yaptığınızı kendinize hatırlarmanız ruhu bedene sokmanıza yarayacak şeylerden bir kaçı.
Pınar Hanım aynı zamanda çocuk Regresyonu yapıyor. Cocuk regredyonuna sırf oğluna yardımcı olabilmek için başlamış. Bu konudan ve eklenti enerjinin ikiz oğullarımdan Berâ'daki etkisinden aşka bir yazımda bahsedeceğim. Yüzeysel yazmak ve bu paylaşımı daha fazla uzatmak istemiyorum.
Not defterimde yer bulan altı çizilesi cümlelerim de şunlar;
*Regresyon size rağmen değil, sizinle beraber çalışır
*Ruhsal operasyon bilimsel çalışmadır
*3 türlü karma vardır.
-Düşünerek
-Konuşarak
-Yaparak yaratırız
*Kaynaktan Beslen. Başkasından değil!
*İNANDIĞIN KADAR KORUNURSUN, TESLİMİYET ÇOK ÖNEMLİ!
KARMA
Seni Seviyorum
Özür dilerim
Lütfen Beni Affet
Teşekkür ederim
Bu dört cümleyi hergün herkese ve her olaya karşı defalarca tekrarlayın. Iyi gelecek göreceksiniz
Umarım faydalı bir yazı olmuştur. Eğer ilgilendiyseniz bu semineri kaçırdım diye üzülmeyin. Çünkü Pınar Gogulan'ın her ay düzenli olarak İstanbul'a gelip bu semineri veriyor ve isteyenlere kişisel seanslar düzenliyorlar. Bu gelişmeleri instagram ve twitter hesaplarından @mucizepinari ve @tutenden takip edebilirsiniz
Sevgiler
16 Mayıs 2014 Cuma
Soma'da Babasız Kalan Çocuklar
Ülke olarak bize insani değerlerimizi yargılatan, içimizi burkan, yürekler dağlayan, babasız çocuklar bırakan maden yeri.
Ve Türkiye'nin dört bir yanında hala duyguları olan, ben ne yapabilirim, elimden ne gelir diyen, içi içine yiyen, gözleri yaşlı binlerce insan
Sen de mi onlardansın? Öyleyse sen de facebookta kurulan "SOMA da babasız kalan çocuklar" grubuna katıl ve neler yapabileceğini, neye ihtiyaç olduğunu öğren, gerçekleştirilecek organizasyonları takip et ve duyur
Şimdiden hepinize teşekkür ederim, güzel yürekli insanlar
Ve Türkiye'nin dört bir yanında hala duyguları olan, ben ne yapabilirim, elimden ne gelir diyen, içi içine yiyen, gözleri yaşlı binlerce insan
Sen de mi onlardansın? Öyleyse sen de facebookta kurulan "SOMA da babasız kalan çocuklar" grubuna katıl ve neler yapabileceğini, neye ihtiyaç olduğunu öğren, gerçekleştirilecek organizasyonları takip et ve duyur
Şimdiden hepinize teşekkür ederim, güzel yürekli insanlar
20 Şubat 2014 Perşembe
Parmak Boyası
Bu aktiviteyi açık havada bahçede ya da evde geniş mekanda ve etrafa muşamba tarzı bişeyler le örterek yapmanızı öneririm. Ve bırakın çocuklar kendileri birseyler yapsın ve siz siz olun ilk denemenizi direk tuale yapıp da ziyan etmeyin😂
Ee her aktivite, her denetim başarılı olacak diye birşey yok değil mi;) bu postta da neler yapamayacağınızı öğrendiniz, fena mı;))
7 Ocak 2014 Salı
Kutular ve Kapakları Oyunu
Bu oyunun faydaları;
*Bebeğinizin görsel dikkati artar
*Dokunma, görme duyuları güçlenir ve farklı nesneleri tanıtıp aralarında iletişim kurmayı öğrenir.
*Nesneleri gruplandırmayı, sınıflandırmayı öğrenir
Ben evdeki kutuları fotoğrafladım. Oynarken çekilmiş bir fotoğrafımız yok. Çünkü oyun esnasında ben oyunu bırakıp fotoğraf çekerken konsantreleri bozuluyor. Yanımızda fotoğraf çekecek başka bir kişi daha yoktu. Siz de evde bulduğunuz markaların kutularını da kullanabilirsiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

.png)
.png)
.png)
.png)
.png)
.png)
.png)













