Bugün Enes ve Berâ'ya kahvaltıda yemeleri için tereyağ yaparken (evet şehrin ortasında ev yapımı tereyağdan bahsediyorum) bunu bloğa yazmalıyım dedim. Sonra farkettim ki yoğurt mayalamayı da yazmamışım.
Öyleyse yoğurtla başlayalım;
Enes ve Berâ ek gıdaya geçtiklerinden beri ev yapımı yoğurt yiyorlar. Ne yalan söyleyeyim onlardan önce hiç yoğurt mayalamamıştım. Gözümde büyütüyordum. Nasrettin hoca koca gölü "ya tutarsa?" diye mayalamaya kalkışmış. Ben bir bardak yoğurt "ya tutmazsa?" diye endişeleniyordum. Yoğurt makinesi almayi bile düşündüm. Tabi annem olaya el koydu ve ilk mayalamada gösterdi. Bir yıldan faaliyet nur zamandır hergün yoğurdumuzu kendim mayalıyorum. Enes ve Berâ henüz hiç hazır yoğurt yemediler.
Siz de çocuğunuzu, kendinizi ve ailenizi ev yoğurdundan mahrum etmeyin anneler. Peki nasıl mi yapıcaz, buyrun tarifi;
İlk zamanlar günlük şişe süt alıyordum. Şişe sütü hiç kaynatmadan el sıcaklığı derecesinde ısıtıp yarım litre şişe süt için tam dolu olmayan çay kaşığı yoğurt kullanarak mayalıyordum. Mümkün olduğunca bir porsiyonluk ağzı kapalı kablarda mayalıyor. Böylece yoğurt saatinde dışarıda olacaksa çantama atıp çıkıyorum ve ağzı kapalı olduğundan hava almadığı için sulanmıyor.
Şimdilerde her Çarşamba ve Cumartesi Silivri'den gelen sütçüden her gelişinde 5'de kilo olmsk üzere haftada 10 kg çiğ inek sütü alıp kaynatıyorum. Kaynamaya başladıktan sonra altını kısıp 10 dakika daha ocakta havalandırarak pişiriyorum. Buarada kaymağını tereyağ yapmak için sürekli topluyorum. Sütleri mayalayacağım kablara alıp soğumaya bırakıyorum. Yine el yakmayacak kıvama gelecek. Sıcakken mayalarsanız yoğurdumuzu ekşi olur. Önceden hazır aldığım ve kas eleyip sakladığım 750 gramlık cam yoğurt kaseleri çocukların ve bizim günlük yoğurt ihtiyacını karşılamaya yattığı için artık onlara mayalıyorum. 750 gr süt için 1 çay kaşığı yoğurdu ekleyip sütü hafifçe karıştırıyor ve sarıyorum. Sıcakken mayaladığınız süt gibi mayasını fazla atacağınız yoğurt da ekşi olur. Maya işini abartmayın yani.
Ben yoğurtları genelde akşamdan mayalıyorum. Sabah uyandığımda buzdolabına dinlenmeye alıyorum.
Kaymakları da ağzı kapalı bir kapta buzdolabında bekletiyorum. Çünkü önceki kaymaklarla beraber ertesi gün tereyağ yapıcam
Afiyet olsun
Acemi bir ikiz annesinin, minik prenslerinden sonraki hayatı, tecrübeleri, tavsiyeleri ve muhtemelen çığlıklarına karışan kahkahalarına tanıklık etmeye hoş geldiniz;)
çocuk yemekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuk yemekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1 Haziran 2014 Pazar
15 Nisan 2014 Salı
Boy Uzatan Padişah Çorbası
Zahide ile Yetiş Hayata programına katılan Çocuk sağlığı ve gelişim Uzm. Dr. Hayri Gözlükgül, padişahlara kuvvet versin diye hazırlanan antibiyotik değerinde bir çorba tarifi verdi. 1 yaş sonrası için uygun olan bu çorbayı hemen denedim tabi. Çocuklar da çok sevince paylaşmak istedim. Doktorun kalsiyum deposu tabiri kullandığı bu çorbayı denemelisiniz;
Malzemeler;
*maydanoz
*domates
*havuç
*kültür mantarı
*un
*süt
*ceviz
*kekik
*kimyon
Hazırlanışı:
Tencereye yağ koyun. Isınan yağda domatesi ve mantarı kavurun. Bir yandan 2 su bardağı su koyduğunuz başka bir tencereye, su kaynayınca havuçları ve cevizleri atın. Son olarak da maydanozu ekleyin
Diğer tencerede domates ve mantar kavrulduktan sonra un ekleyin, biraz karıştırıp 1 su bardağı süt ilave edin.
Sulu hazırladığınız karışımı diğer tencereye aktarıp bir kaç taşım sonra altını kapatın. Kekik ve kmyonu ekleyin. Servise hazırdır
Ebeveynler için içindeki büyük parçalar şık bile durabiliyorken çocuklarınıza rondodan geçirip vermenizi tavsiye ederim.
Malzemeler;
*maydanoz
*domates
*havuç
*kültür mantarı
*un
*süt
*ceviz
*kekik
*kimyon
Hazırlanışı:
Tencereye yağ koyun. Isınan yağda domatesi ve mantarı kavurun. Bir yandan 2 su bardağı su koyduğunuz başka bir tencereye, su kaynayınca havuçları ve cevizleri atın. Son olarak da maydanozu ekleyin
Diğer tencerede domates ve mantar kavrulduktan sonra un ekleyin, biraz karıştırıp 1 su bardağı süt ilave edin.
Sulu hazırladığınız karışımı diğer tencereye aktarıp bir kaç taşım sonra altını kapatın. Kekik ve kmyonu ekleyin. Servise hazırdır
Ebeveynler için içindeki büyük parçalar şık bile durabiliyorken çocuklarınıza rondodan geçirip vermenizi tavsiye ederim.
7 Ekim 2013 Pazartesi
"İlk Yıllarda Beslenme" Semineri
6 Ekim Pazar günü Ritz Carlton'da Anneysen ve SMA sponsorluğunda düzenlenen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı/ Çocuk Gastroenteroloji ve Beslenme Uzmanı olan Prof.Dr.Benal Büyükgebiz'in "İlk Yıllarda Beslenme" konulu seminerine katıldım. Sosyal medyada da #ilkyillardabeslenme hashdag i ile paylaşımlarda bulunuldu.
Enes ve Berâ ' nın her ne kadar ikiz de olsalar farklı karakterlere ve farklı damak zevklerini sahip olmaları ve hala rondoyla yaşayan bana iyi bir eğitim oldu.
Büyükgebiz öncelikle rondoyu eve sokmayın diye kesinu talimat verdi ve biraz rahat anne olmamızı tembihledi.
Rahat anne derken "istediği şekilde yesin" ya da "başka türlü yesin"
"Şu saatte yemesi lazım" değil de "bizle beraber yesin" ya da "istediği zaman yesin" demek istiyorum dedi. Ama ikizlerde istediği zaman yesin ve bizle beraber yesin zor iş:/
Alabildiğim notlar şöyle;
BÜYÜME:
Büyüme, enerji (şeker-yağ), protein, mineral ve vitamin gerektiren biyolojik bir olaydır. Bunlar ağızdan alınan yiyeceklerden temin edilir.
Bebek anne karnında bir hücreden ortalama 3- 3.5 kg'ya kadar büyür. Bu ağırlık 1 yaşında 3 katına ulaşır. Boyu ise ortalama 74 cm olur. İlk 6 aylık dönemde bebeklerin doğum kilosunun 2 katına çıkması beklenir. İkinci 6 aylık dönemde de yine 2 katına çıkması gerekse de büyüme hızı düştüğü için genelde bu dönemde ilk 6 aylık dönem gibi kilo artışı olmaz. Bu yüzden 3 katı denir, bu da 3- 3,5 kg doğan bir bebeğin 1 yaşında 9-9,5 kilo olmasıdır.
Büyüme hızı doğumdan sonra giderek yavaşlar, ilk aylarda 900 gr, 1 kg alan bebeklerin kilo artış oranı devam eden aylarda 100, 150 gr.'a düşer. Büyüme hızı ergenlik döneminde yeniden hızlanır.
Büyüme hızı arttıkça iştah artar.
Büyümenin durması ile birey çocukluktan ergenliğe geçer.
İlk 6 Ay Anne Sütü! - 4.Ay'dan Önce Ek Besine Başlanmamalı!
Bu konuda tüm uzmanlar aynı görüşte ama sütün yetersiz olduğu durumda ilk olarak mama veya inek sütü yerine formül mamalara başlanmalı.
Atopi (Alerjik reaksiyon) riskine karşı 4.aydan önce ek besine başlanmamalı.
Çocukların demir depoları yetişkinlere göre çok daha azdır bu yüzden anemi riski daha yüksektir. Bu yüzden demir açısından zengin besinler listenizin en başında olmalıdır.
İkinci 6 aylık dönemde bebek yeşil yapraklı sebzeler ve haftada 2 gün balık yiyorsa balık yağına gerek yoktur.
/Biz Enes ve Berâ' ya hiç balık yağı kullanmadık/
Bebeğin kakası kötü kokuyor ve beze yapışıyorsa, yağlı olduğunu anlarız. Bu da emilim bozukluğuyla ilgili bir problemin olabileceğine işarettir. Buna dikkat edilmeli.
BESLENME
Beslenme, reflekslerle gerçekleşen sıvı/gıda alımıyla başlayan istemli olarak ağız yoluyla besin alımı ve çiğneme, yutmayla süregelen bir beceri kazanma sürecidir.
Bebeğin beslenme becerileri ve lezzet kütüphanesi gelişimi için ikinci 6.aylık dönemde giderek artan ve katılaşan besinleri alması gerekir.
Bebeklerin 6.ve 7.ayları püskürtme ve öğürme dönemiyken 8. 9. ve 10. ayları ısırma, çiğneme ve yutma dönemidir.
İŞTAHSIZLIK:
Ağız yoluyla beslenmede karşılaşılan isteksizlik, kişinin ağız yoluyla yeterli/dengeli beslenememesi, sağlıklı çocukta organik, psikososyal ve davranışsal sorunlar nedeniyle yaşanan beslenme güçlüğüdür...
İştahsızlık hikayesi uzun-kısa süreli olabilir, normal yeme süreci vardır. Büyüme ve beslenme bozukluğu yetersizliği için risktir.
Çocuk sebze grubundan 1-2, meyvelerden 1-2 tanesini yiyorsa sorun değil. Hepsini vermeye çalışmayın.
Sebze ve meyve aynı gruptadır. Çocuğunuz meyve yiyorsa, sebze yemiyor diye üzülmeyin.
Çocuğa seçme özgürlüğü verin. Her şeyi yemek zorunda değil! Siz herşeyi yiyor musunuz? İstediklerini, sevdiklerini yedirin.
Özellikle çocuğuna bakmak, sağlıklı beslemek için işinden ayrılan annelerin çocuklarından beklentileri daha fazla oluyor. "Ben senin için işten ayrıldım, sen yemiyorsun" denmesi, böyle davranılması çok yanlış!
Çocukla yemek konusunda güç kavgasına girerseniz kaybeden siz olursunuz! O yüzden boşuna uğraşmayın.
Her baskı bir tepki geliştirir. Baskıcı olmayın.
Yemek saati, beslenme saati diye tepinmeyin. Yalnız yemeğe zorlamayın. Bırakın sizinle birlikte yesin. Ya da siz onunla birlikte yiyin.
Büyük çocuksa "hangisinden yemek istersin?" diye sorun, seçim yapmasına izin verin
Yoğurt yemiyor diye üzülmeyin. Siz oturup bir kase yoğurt yiyor musunuz? Bir kasr yoğurt vereceğinize menüyle birlikte yemeğin yanında verin ya da içine bir şeyler katın. Seveceği hale getirin.
Yemediği besinleri dönüştürün, farklı sunun. Kabağı illaki haşlamak zorunda değilsiniz, mücver yapın yedirin. Yumurtayı rafadan yerine omlet yapıp yedirmeyi deneyin.
Çocuklar sanılanın aksine ıslak besinlerini sevmez, sebze- meyve pürelerini yediremiyorsanız kuru verin.
Yedirirken çocuğun arkasından koşturmayın, sofra adabını öğretin. Yemeği maka sandalyesinde, büyüdüğünü de sizinle masada yesin.
Umarım faydalı olmuşumdur size.
Sevgiler
*fotoğraf pinterestten alıntıdır
Enes ve Berâ ' nın her ne kadar ikiz de olsalar farklı karakterlere ve farklı damak zevklerini sahip olmaları ve hala rondoyla yaşayan bana iyi bir eğitim oldu.
Büyükgebiz öncelikle rondoyu eve sokmayın diye kesinu talimat verdi ve biraz rahat anne olmamızı tembihledi.
Rahat anne derken "istediği şekilde yesin" ya da "başka türlü yesin"
"Şu saatte yemesi lazım" değil de "bizle beraber yesin" ya da "istediği zaman yesin" demek istiyorum dedi. Ama ikizlerde istediği zaman yesin ve bizle beraber yesin zor iş:/
Alabildiğim notlar şöyle;
BÜYÜME:
Büyüme, enerji (şeker-yağ), protein, mineral ve vitamin gerektiren biyolojik bir olaydır. Bunlar ağızdan alınan yiyeceklerden temin edilir.
Bebek anne karnında bir hücreden ortalama 3- 3.5 kg'ya kadar büyür. Bu ağırlık 1 yaşında 3 katına ulaşır. Boyu ise ortalama 74 cm olur. İlk 6 aylık dönemde bebeklerin doğum kilosunun 2 katına çıkması beklenir. İkinci 6 aylık dönemde de yine 2 katına çıkması gerekse de büyüme hızı düştüğü için genelde bu dönemde ilk 6 aylık dönem gibi kilo artışı olmaz. Bu yüzden 3 katı denir, bu da 3- 3,5 kg doğan bir bebeğin 1 yaşında 9-9,5 kilo olmasıdır.
Büyüme hızı doğumdan sonra giderek yavaşlar, ilk aylarda 900 gr, 1 kg alan bebeklerin kilo artış oranı devam eden aylarda 100, 150 gr.'a düşer. Büyüme hızı ergenlik döneminde yeniden hızlanır.
Büyüme hızı arttıkça iştah artar.
Büyümenin durması ile birey çocukluktan ergenliğe geçer.
İlk 6 Ay Anne Sütü! - 4.Ay'dan Önce Ek Besine Başlanmamalı!
Bu konuda tüm uzmanlar aynı görüşte ama sütün yetersiz olduğu durumda ilk olarak mama veya inek sütü yerine formül mamalara başlanmalı.
Atopi (Alerjik reaksiyon) riskine karşı 4.aydan önce ek besine başlanmamalı.
Çocukların demir depoları yetişkinlere göre çok daha azdır bu yüzden anemi riski daha yüksektir. Bu yüzden demir açısından zengin besinler listenizin en başında olmalıdır.
İkinci 6 aylık dönemde bebek yeşil yapraklı sebzeler ve haftada 2 gün balık yiyorsa balık yağına gerek yoktur.
/Biz Enes ve Berâ' ya hiç balık yağı kullanmadık/
Bebeğin kakası kötü kokuyor ve beze yapışıyorsa, yağlı olduğunu anlarız. Bu da emilim bozukluğuyla ilgili bir problemin olabileceğine işarettir. Buna dikkat edilmeli.
BESLENME
Beslenme, reflekslerle gerçekleşen sıvı/gıda alımıyla başlayan istemli olarak ağız yoluyla besin alımı ve çiğneme, yutmayla süregelen bir beceri kazanma sürecidir.
Bebeğin beslenme becerileri ve lezzet kütüphanesi gelişimi için ikinci 6.aylık dönemde giderek artan ve katılaşan besinleri alması gerekir.
Bebeklerin 6.ve 7.ayları püskürtme ve öğürme dönemiyken 8. 9. ve 10. ayları ısırma, çiğneme ve yutma dönemidir.
İŞTAHSIZLIK:
Ağız yoluyla beslenmede karşılaşılan isteksizlik, kişinin ağız yoluyla yeterli/dengeli beslenememesi, sağlıklı çocukta organik, psikososyal ve davranışsal sorunlar nedeniyle yaşanan beslenme güçlüğüdür...
İştahsızlık hikayesi uzun-kısa süreli olabilir, normal yeme süreci vardır. Büyüme ve beslenme bozukluğu yetersizliği için risktir.
Çocuk sebze grubundan 1-2, meyvelerden 1-2 tanesini yiyorsa sorun değil. Hepsini vermeye çalışmayın.
Sebze ve meyve aynı gruptadır. Çocuğunuz meyve yiyorsa, sebze yemiyor diye üzülmeyin.
Çocuğa seçme özgürlüğü verin. Her şeyi yemek zorunda değil! Siz herşeyi yiyor musunuz? İstediklerini, sevdiklerini yedirin.
Özellikle çocuğuna bakmak, sağlıklı beslemek için işinden ayrılan annelerin çocuklarından beklentileri daha fazla oluyor. "Ben senin için işten ayrıldım, sen yemiyorsun" denmesi, böyle davranılması çok yanlış!
Çocukla yemek konusunda güç kavgasına girerseniz kaybeden siz olursunuz! O yüzden boşuna uğraşmayın.
Her baskı bir tepki geliştirir. Baskıcı olmayın.
Yemek saati, beslenme saati diye tepinmeyin. Yalnız yemeğe zorlamayın. Bırakın sizinle birlikte yesin. Ya da siz onunla birlikte yiyin.
Büyük çocuksa "hangisinden yemek istersin?" diye sorun, seçim yapmasına izin verin
Yoğurt yemiyor diye üzülmeyin. Siz oturup bir kase yoğurt yiyor musunuz? Bir kasr yoğurt vereceğinize menüyle birlikte yemeğin yanında verin ya da içine bir şeyler katın. Seveceği hale getirin.
Yemediği besinleri dönüştürün, farklı sunun. Kabağı illaki haşlamak zorunda değilsiniz, mücver yapın yedirin. Yumurtayı rafadan yerine omlet yapıp yedirmeyi deneyin.
Çocuklar sanılanın aksine ıslak besinlerini sevmez, sebze- meyve pürelerini yediremiyorsanız kuru verin.
Yedirirken çocuğun arkasından koşturmayın, sofra adabını öğretin. Yemeği maka sandalyesinde, büyüdüğünü de sizinle masada yesin.
Umarım faydalı olmuşumdur size.
Sevgiler
*fotoğraf pinterestten alıntıdır
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

